İş Lazım

Gelecek Neden Zeki İnsanlardan Ziyade Yaratıcı İnsanların?

Bir şair ”gelecek, gelmeyecek” diye söylemiş olsa da bu dizenin gerçekliği şiirin içinde mahsur kalmaya mümkün. Çünkü gelecek adım adım geliyor. Biz insanoğlu algısının sınırları içerisinde ne olursa olsun her daim sonsuz bir ”şimdi” döngüsünde olsak da, geleceğin geldiğini dünümüze baktığımızda görüyoruz. Sadece geçen yıla baktığımızda bile kişisel hayatlarımızda nasıl devrim niteliği taşıyan radikal değişikliklere imza attığımızı görüyoruz. Üstelik, olay sadece kendi kişisel hayatlarımızın nispeten küçük değişimleriyle kapanmıyor. 

Asıl önemli olan dünyanın başına gelenler. Dünyanın geçirdiği değişimlere, geleceğin nasıl dünü alt edip sonsuz bir şimdiyi geleceğin standartlarına göre ayarladığını çıplak gözle görebiliriz. 

Örneğin arabalar. Şimdi bir çocuk bile araba gördüğünde şaşırmıyor. Çünkü o değişim, o gelecek rüzgarı onun genlerine işlemiş durumda. Günümüzde her sokağın kaldırımları boyunca, her mahalle aralığında park edilmiş binlerce çeşitteki arabalar bir zamanların devrim modeliydi. Hatta arabalar ilk çıktığı zaman ‘’bu fazla tutmaz, asıl iş faytonlarda’’ dense de geleceğin sihirli kısmı, bizi arabalarla donatmaya yetti.

Artık geleceğe dönüş serisinden izlediğimiz filmlerde, çılgın profesörün söylediği, gösterdiği, içine düştüğü birçok şey günümüzde alelade bir seyirde cereyan etmektedir. Gelecek bizi içine çektikçe, şaşırma güdümüz de yok olacak kadar azalmış durumda. Bu noktada zekadan çok yaratıcılığın önemi kendini gerçekleştirmeye başladı. Yazımızın diğer kısımlarında neden zeka değil de bize yaratıcı olmak gerek sorusunun yanıtlarını arayacağız. Yine her zaman yaptığımız gibi konulara farklı açılardan bakarak, farklı farklı noktaları irdeleyeceğiz.

 

Zeki Olmak Ama Nereye Kadar?

Bir öğretmen, sizi elbette ki bir şey sormak için tahtaya çıkarmıştır. O zamanlar ne kadar heyecanlı olduğunuzu hatırlayın. Çünkü o tahtaya çıktıktan sonra kendinizi ispat etme ya da rezil etme ayrımlarından birine gark etmek zorunda hissederdiniz. Öğretmen size şimdi bir ya da birkaç şey soracak, siz bildiğiniz takdirde ne kadar zeki bir öğrenci olduğunuzu gösterecektiniz. Yine aynı şekilde öğretmenin sorduğu, örneğin bir çarpım tablosu sorusuna yanlış cevap vermek, sizi her zaman ürkütücü bir noktaya sokmuştur.

Hal böyle iken şimdi geriye dönüp baktığımızda ‘’zekanın’’ tek başına yüceleştirilerek çok da abartıldığını görebilmekteyiz.

 

Çarpım Tablosunu Bilmek Size Çok Da Bir Şey Katmaz

Öğrenci örneğinden devam edelim sevgili parlak fikirler okurları. Bir öğrencinin 3 kere 4’ü bilmesi ona başlı başına yeten bir bilgi değildir. Çünkü bu ancak söz konusu hamurun başlangıç noktasını işaret eder. Evet 3 kere 4 çarpımı 12’dir. Ancak bu bilgiyi tek başına bilmek, bildiğin haliyle bırakmak, herhangi bir reel ortamda ya da uygulama sahasında hayata geçirmemek, bize sadece ‘’sen zekisin’’ cümlesini ve beğenisini kazandırır.

Bu nedenledir ki etrafta zekası keskin olup da evinden dışarı çıkmaya korkan, iki çift kelam etmekten aciz insanlarla doludur. İşte bu noktada zekayı merkez alarak iki farklı sonuca ulaşırız. Zeka, tek başına yeterli değildir. Hele ki bugünde ve gelecekte böyle bir ihtimal mümkün değildir. Yaratıcılık kısmını da yine aynı iki farklı uçta birleştirebiliriz. Yaratıcılık değeri, halihazırda belli bir miktar zekası olan insana sosyal enerji ve uygulanabilirlik katar. Bir dışa açılış penceresidir o. Bir başka deyişle kulaklara ve dillere pelesenk olacak şu çıkarsamayı da yapabiliriz:

Her yaratıcı insan zaten zekidir. Ancak her zeki insan yaratıcı değildir.

Şimdi size sırasıyla yaratıcılığın iki farklı ucunu anlatacağız. Sonra da gelecekte neden zekanın tek başına yetemeyeceğini, illa ki yaratıcı olmak zorunda olduğumuzu kısım kısım açıklayacağız.

 

Yaratıcı Olmanın Yararları -1-  Sosyal Zeka

Ne demektir sosyal zeka! O ilk hamuru, merkez kabul ettiğimiz özü alıp ince ince işleyerek dış dünyaya doğru servis etmektir. Tutuk zeka kavramı bu nedenle vardır. Kişi zekidir zeki olmasına karşın ama onu gösterecek güç kendisinde yoktur. Harcanmış potansiyeller deriz biz bunlara. Ve etrafta o kadar çoklardır ki , ülkenin ve dünyanın çeşitli aptallıklarına maruz kaldıkça o salt zeki ama sıfır yaratıcı insanları yardımımıza çağırırız. ‘’Memlekette bir tane akıllı adam yok vallaha’’ diye hayıflanan yurdum insanı, her şeyi zeka ile açıklayarak ve çözümü salt matematiksel kurguya dayalı mühendis sıkıcılığındaki zekada gördükleri için, yanlış süper kahramanı çağırırlar.

Zeka, çok şükür herkeste vardır. Socrates’in dediği üzere: Herkeste bir potansiyel vardır. Ve o potansiyel gün yüzüne çıkmayı bekler durur hep. Sosyal zeka da potansiyel zekanın, rakamlara dayalı otomatik zekanın sosyal hayata geçirilmesi sağlar. Böylece zeka paylaşılmış ve kullanılabilir bir armağan haline getirilmiş olur.

 

Yaratıcı Olmanın Yararları -2- Uygulanabilirlik

Biraz önce mühendis sıkıcılığındaki zekadan bahsettik. Aman mühendis arkadaşlar alınmasın. Şimdi de örneğimizi mühendisler üzerinden verelim ve onlara hak ettiği değeri bu pozitif örnekle vermiş olalım.

Bazı yüksek zekalar vardır ki kendi zekalarına hayrandırlar. Bu, yanlıştır. Çünkü kendi içine kapanan bir zekanın ne topluma yararı vardır ne de kendisine. Önemli olan uygulanabilirlik, elle tutulur hale getirmekteki hünerdir. Bazıları buna karşı çıkıp bizi pragmatist olmakla suçlayabilir. Ancak bir mühendisin yaptığı köprü ya da baraj neden değerlidir? Fikir bazında kalmayıp hayata geçtiği için. Bir ürün, bir araç haline gelmiştir yapılan bir köprü. O köprü sayesinde insanların mesafeleri azalmış, çocuklar okul yollarına saatlerce yürüyerek değil kestirmeden gitmeye başlamışlardır.

Mühendislik için gereken yegane kuvvet, önce zeka sonra o zekayı uygulama alanına sokacak olan yaratıcılık değeridir. Bir mühendis sadece matematiksel denklemler, sayılar ve istatistiklerle ilerlemiş olsaydı, onu reel hayatın gündelik zorluklarına karşı bir silah, bir yardımcı güç olarak değerlendirmeseydi zekası hiçbir işe yaramayacaktı.

Toplumumuzda çok çeşitli sıkıntılar var. İnsanoğlunun var olduğu her yerde bir yardıma ihtiyaç durumu söz konusudur. Zeka ve yaratıcılık ilişkisi de uygulanabilirlik açısından bu tür açmazlara kesin çözüm sunar. O nedenle zeki insan sadece zekaya odaklanırsa bencillik etmiş olur. Zekanın yaratıcı bir değerler silsilesi sonucu halkın, insanların, ülkelerin yararına devreye sokulması ise, nereden bakarsanız bakın toplum mühendisliği yapmak olacaktır. O nedenle uygulanabilir aynı zamanda insanlığın çıkarlarını savunmak ve onlara yardım eli uzatmak anlamına da gelmektedir.

 

Neden Gelecekte Zeka değil Yaratıcılık Ön Planda Olacak?

Çünkü açık konuşmak gerekirse zaten günümüzde ve bize doğru yaklaşmakta olan gelecekte herkes kendine yetecek kadar zeki zaten. Kitle iletişim araçlarının bu kadar yayılması nedeniyle herkes her şeyden haberdardır. O nedenle yaratıcı olmak, bu noktada önem taşıyacaktır yakın ve uzak gelecekte de.

Gelecekte, daha pratik çözümlere odaklı, daha pozitif ve var olan potansiyeli değerlendirme aşamasında önemli olan daha fazla yaratıcı eserler ve ürünler vermek olacaktır. Çünkü her şeyden evvel gelecek nüfus patlaması yaşayacak ve bu kadar çok insanın giderek artan sıkıntılarına çözüm bulmak, yaratıcı zekaların işi olacaktır.

Aynı zamanda her şeyin, her ürünün ve her becerinin bir alternatifi olduğuna göre kişi de yaratıcı olmak zorunda kalacaktır. Başkalarının arasından sıyrılmak ve kendini gösterip yeteri kadar tatmin edici şekilde kendini ispatlamak açısından.

Bu nedenle gelecekte hem toplumların sosyolojisi hem de bireylerin psikolojisi açısından yaratıcılık zirve yapacaktır.

Keza yine yaratıcı insanlar gelecekte robotlar, yazılımlar yardımı ile birçok şeyi daha rahat, efektif, kolay bir şekilde yüksek matematiksel zekaya sahip olmaksızın yapabilecektir diyebiliriz.

Şüphesiz matematiksel denklemler en düşük zekalı insanların bile anlayabileceği ya da anlamaksızın kullanabileceği bir kıvama geldiği an yüksek İQ’lu insanlardan ziyade yüksek zekalı insanların daha çok prim yaptığı ve toplumsal sorunlara çözüm bulduğu bir dünya ile kucaklaşacağız.

Yorum ekle

Son Yorumlar