İş Lazım
GELECEKTE KÜÇÜK YERLEŞİM YERLERİNDE YAŞAYIP BİLİM ÜRETMEK MÜMKÜN MÜ?

GELECEKTE KÜÇÜK YERLEŞİM YERLERİNDE YAŞAYIP BİLİM ÜRETMEK MÜMKÜN MÜ?

İbn-i Haldun, Mukaddime adlı eserinde şöyle demiş ; ” Sanatlar, ancak şehirlerde gelişip çoğalır. Çünkü, şehirdeki sanatlar, geçimi temin etmenin ötesindeki ihtiyaçlara cevap veren işlerdir. İnsanların çalışması, geçimlerini karşılayacakları harcamalardan fazla olursa; bu fazlalık, insan olmanın özelliğinden kaynaklanan diğer alanlara yönelir. Bunlar ise, ilimler ve sanatlardır.

Medeni bir yaşamın gelişmediği köy ve kasabalarda yaşayan biri, fıtratı gereği ilme yönelirse, oralarda bir sanat niteliğindeki ilim öğretimini bulamaz. Bu kişinin ilim elde etmek için büyük şehirlere gitmesi kaçınılmazdır. ”

Bunları söyleyen İbn-i Haldun’un 1332-1406 yılları arasında yaşamış olduğunu biliyor muydunuz?

Oldukça bilgili ve geniş bir öngörüye sahip bir bilim insanıdır İbn-i Haldun.Felsefe dahil olmak üzere birçok bilim alanında yetkin biridir.

Bu arada, Mukaddime’yi alıp okumanızı da şiddetle tavsiye ediyorum.

İbn-i Haldun bugün yaşamış olsaydı, içinde yaşadığımız çağı ve bu çağın insanlığa neler getireceğini, onun bile öngörebileceğini hiç sanmıyorum doğrusu.
Süper hızlı bir trene binmişiz de, bir yere yetişmeye çalışıyormuş hızında yaşadığımız, adına da İnternet Çağı dediğimiz bu çağ, benim olduğu kadar sizin de başınızı fazlasıyla döndürüyor, değil mi? Bazen, hiçbir şeye yetişemeyeceğinizi sandığınız zamanlar olmuştur eminim.

İçinde bulunduğumuz bu dönemde, eskiye ait bildiğimiz, öğrendiğimiz ne varsa hafızalarımızdan siliniyor yavaş yavaş. İnsanlık tarihini, tekrar sil baştan yazıyoruz sanki.

Siz de öyle hissetmiyor musunuz..

Tabiri caizse, yeniden formatlanıyor, yepyeni dosyalarla donatılıyoruz.
X Kuşağı, Y Kuşağı ve Z Kuşağı gibi isimlerle tanımlanan yeni nesiller, çok da zorlanmadan bu sürece uyum sağlayabiliyorlar.

Başa dönecek olursak, İbn-i Haldun, yaşadığı dönem ve sonraki birkaç yüzyıl için doğru tespitlerde bulunmuş aslına bakarsak.

O zamanlar insanlar, ilim yapmak için büyük şehirlere göç edip. , ilim adamlarından ders alırlarmış. Bir konuda araştırma yapmak aylar-yıllar sürermiş.

Yine bu sebeple; uzun sürecek seyahatler yapılır, binlerce kilometre yol tepilirmiş.
Bütün bunlar ve daha fazlası, çok eskiden yapılırmış diyecektim ancak demeyeceğim.
Çok yakın bir tarihe kadar da bu böyle süregelmiştir.

Ta ki, adamın birileri insanlığı internet ile tanıştırana kadar..

Gerçekten de, internet hayatımıza yerleşmeden önce biz nasıl yaşıyorduk, hatırlayanımız var mı?.

Bugün ise, tuvalet ihtiyacımızı bile internet ile gidereceğiz neredeyse.:))
Şaka bir yana, internet ile tanışmadan önce biz nasıl yaşıyorduk sorusu birçoğumuzun aklından geçmiştir eminim.

Artık, işlerimizin çoğunu internet üzerinden yürütüyoruz. Alışverişlerimizi,evimizden çıkmadan online sipariş edip, kapımıza kadar getirtiyoruz. Toplantılarımızı, kameralar aracılığıyla şehirler arası veya uluslararası yapabiliyoruz. Yine bulunduğumuz yerden, evimizden veya iş yerimizden, istediğimiz saatte, istediğimiz ülkedeki eğitimlere katılabiliyoruz.

Farkında mısınız, uzaktan eğitim veren kurumların sayısının ne kadar çok arttı. değil mi…Bilinen birçok üniversitenin, lisans ve üstü programlarının çoğunu, internet üzerinden eğitime açıldığını da birçoğumuz biliyoruz.
Zamanla, klasik sistemin yerini, internet üzerinden yapılan eğitimlerin alacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.

Çünkü, internet artık her yerde. Dünyanın en ücra yerlerinde dahi internet var.
Bu yolla biz, her türlü bilgiye ve ilim yuvasına ulaşabiliyorsak eğer, demek ki her yerde bilim yapabiliriz artık.

İbn-i Haldun’un dediği gibi,” ilim yapmak için büyük şehirlere gitme”ye gerek kalıyor mu?.
Bir düşünün bakalım; böyle olmasının ilim ve eğitim açısından birçok avantajı olmadı mı sizce de…

Ziyadesiyle oldu bence.

Çalışmak zorunda olup ta eğitimini yarım bırakanlar için çok güzel oldu. Şehirlere gidip de eğitim alamayacak, ilim yapamayacak olan genç ve akıllı beyinler için ise muhteşem oldu.

Gelecekte, dağda yaşayan birisi de internet sayesinde istediği eğitimleri alabilecek, istediği araştırmaları yapabilecek. Hem de bulunduğu yerden.
Belki, yaşadığı yeri, insanlarını, toprağını inceleyecek, araştıracak, sonuçlarını ise dünyayla paylaşacak Sosyolog yaşıyordur, memleketimin kuş uçmaz kervan geçmez bir köyünde.
Toprağını terketmeden eğitimini online tamamlayan bir Ziraat Mühendisi, yeni bir tarımsal yöntem bulacak; dünyayı açlıktan kurtaracak belki de…

Ya da, herkesten uzakta bir yerde yaşayan bir bilim insanı,kansere çareyi köyündeki bir bitkide bulacaktır .
Bütün bunların çoğunu da interneti kullanarak yapacaklar, hem de yaşadıkları toprakları terketmeden.

Bu ve bunun gibi sayısız örnekler verebilirim.
Belki, siz de küçük bir yerde yaşıyorsunuz ya da yaşamak istiyorsunuz ancak cesaret edemiyorsunuz.

Sizin de yaşadığınız yer küçük bir yerdir. Yapmak istediğiniz şeyler vardır.
Haydi, ne duruyorsunuz, hayallerinizi bekletmeyin.

Sonuçta, her nerede yaşıyorsanız, yine ilim sayesinde ulaşıyoruz birbirimize.
Biliyorsunuz,ilim sayesinde internet ile; her yer bir yer, bir yer her yer artık.

Yorum ekle

Takip Et

Son Yorumlar