İş Lazım
Güvenlik soruşturması neden olumsuz gelir

Güvenlik soruşturması neden olumsuz gelir

Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasının, reddedilmesinin çeşitli ve birden fazla sebepleri vardır. Bu yazımızda Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması yönetmeliği üzerinden inceleme yaparaktan kafanızda günlerdir dönüp duran “Neden?” sorusuna cevap arayacağız.

Değerli okurlar; hani gece yatağa girdiğinizde, sabah uyanıp tuvalette büyük abdestinizi yapmaya çalıştığınızda, yemek yediğinizde, çay içtiğinizde, ufuklara boş boş baktığınızda; kısacası şu zamanlarda hemen hemen her gün, her saat düşündüğünüz “Neden?” sorusunun cevabı, yukarıdaki mevzuat hükümlerinde altını kırmızı kalemle çizdiğim ve de ok çıkardığım kısımlarında gizli.

Elbette bu mevzuat hükümlerine bakıp da Türkiye gündemiyle alakasız olmasından mütevellit güvenlik soruşturmasının neden olumsuz geldiği ile ilgili fikir yürütemeyecek saf okurlarımız için bir liste yaptım. Böylelikle fişlenme ve damgalanma korkusu ile kimseciklere danışamadığınız soramadığınız “Neden?” sorusuna daha rahat cevap bulabilirsiniz. Zira olumsuz çıkma sebeplerini ne e-devletten ne emniyetten bizzat giderek ne de o kuruma dilekçe veyahut sözlü başvuruda bulunarak öğrenebilirsiniz.

Tabii ki bu sorunuza en iyi cevabı dava açtıktan sonra tebligatlar, müzekkereler ve incelemeler için gereken ortalama 6 aylık bir yargılama süresi geçtikten sonra en doğru cevabı alabileceksiniz. Elbette o aşamaya kadar kafayı yememeniz için ihtimalleri buraya sıralıyorum.

Başlıca güvenlik soruşturması red nedenleri

1) Otel kaydı

Sevgili okur; hani o festivalde kamp yapmak için ya da o otelde konaklamak için ücreti öderken senden istedikleri kimlik bilgileri var ya işte o bilgiler anlık olarak Emniyet’in bilişim sistemine, terminaline aktarılır. Bu durum kanunun emrettiği bir zorunluluktur. Eğer ki oteller veyahut konaklama yerleri (günlük kiralıklar dahil) bunu yapmazlar ise o takdirde takriben 5000 + 10 000 TL idari para cezasına çarptırılmakta ve yine Kabahatler Kanunun’da bahsi edilen emre aykırı davranışta bulunma kabahatini işlemiş sayılmakta oluyorlar. Hemen aşağıdaki ekran görüntüsüne iyi bak (1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’nun güncel 2. maddesinden kesit sunuyorum buraya, iyi bak) :

Uzun lafın kısası eğer ki kamp, otel, tatil köyü, günlük kiralık ev gibi yerlerde kalıp da kimlik bilgilerini yanında konaklayacak kişi ile birlikte ilgili tesise ibraz ettiysen ve bunu da sık sık farklı farklı kişiler ile birlikte yapıyorsan bu vakit Emniyet İstihbaratın senden şüphelenip hakkında en yukarıda ekran görüntüsünü verdiğim Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin ç bendine aykırı davrandığından (ahlak ve adaba aykırı davranma durumu) cihetle beyanda bulunması işten bile değildir. Nitekim benim ve toplumun önemli bir kısmının benimsediği subjektif ahlak anlayışına göre her hafta farklı karşı cins ile yatmayı alışkanlık haline getirmiş bir kişinin Türk toplumu içinde “ahlaklı” sayılır olmadığının kabulu gerekir.

Lakin evlenmeyi planladığınız ve uzun süredir beraber olduğunuz tek bir kişiyle değişik konaklama yerlerinde kalmanın güvenlik soruşturmanızı olumsuz etkilememesi gerektiğini düşünüyorum. Sonuçta hangi devirde yaşıyoruz? Halihazırda evlenen genç insanların önemli bir kısmı görücü usülü evlenmiyor ve yine halihazırda evlenenlerin önemli bir kısmı evlenmeden önce illa birşeyler yaşıyor… Arap kültürüne bu kadar saplanıp kalmayız ama Avrupa’nın yozlaşmış, laçkalaşmış ahlak anlayışının da pençesine düşmeyiz umarım… Neyse konuyu dağıtmayayım.

Bu yukarıdaki örnekler sunduğum genel ahlak kabulleri zamanla değişebilir. Yani bunları kanunmuş gibi buraya yazdığımı falan sanmayın lütfen. Hele ki şu çağda tahmininizden bile hızlı değişebilir.

2) Cemaat yurtlarında kalınması sebebiyle

Herhangi bir sürü liderinin (evet cemaat değil sürü) ücretsizce tahsis ettiği konaklama yerlerinde gerek mecburiyetten gerek ideolojik sebeplerden ötürü kaldıysanız güvenlik soruşturmanızın olumsuz sonuçlanması ihtimali çok yükselmektedir.

Zira bu tür yurtların amacı, gayesi bellidir arkadaşlar. Sürüye; sorgulamayan, biat eden, itaat eden ve etinden sütünden gelecekte faydalanılabilecek yeni fertler kazandırmaktadır. Bunun için size ücretsiz konaklama hizmeti sunmaktadırlar ki ileride kendilerine minnet duyun ve istediklerini yapın diye…

Bu tür yerlerde fakirlikten bile kalmamalısınız. Gerekirse sokaklarda, Starbucks’larda yatın, ucuz ve kalitesiz hotellerde konaklayın ama yine de kendinizi buralara kaptırmayın, esir etmeyin, köle olarak tahsis ettirmeyin. Çünkü ülkemiz gündeminden de görebileceğiniz üzere bugün değil ise bile yarın öbür gün bunun acısı çıkabilir.

Sevgili okur bireycilik çok kötü birşeydir. Bencilce, egoistçe ve ahlaksızca daha da ötesi şerefsizce bir ideolojidir. Şu güne kadar gördüğüm çoğu işe yaramaz, parazit, asalak, amacı olmayan canlılar ne yazık ki bireycilerdi. Lakin bireycilikten daha ahlaksızca, daha adice ve daha kaypakça, daha şerefsizce bir yaşam biçimi var ise o da biat kültürünün egemen olduğu, düşünmenin ve sorgulamanın kısıtlı olduğu sürülere yakın veya uzakta elde edeceğiniz çıkarlar için (sol örgütlerin hepsini bu sürülerin kapsamına dahil edebilirsiniz) kendinizi teslim etmektir (kollektivist olmaktan bahsediyorum)… Ne bireyci olun ne de sürünün bir ferdi. İkisinin ortasını tutturun işte.

Tek başınıza da güçlü olabilirsiniz. Davut ve Goliat’ın hikayesini nette araştırıp okuyun. Yeri gelir tek başınıza o koca sürülere, koskoca krallara, devlere meydan okuyup kazanabilirsiniz. Korkak olmayın. Korkaklık büyük bir günahtır ve tüm kötülüklerin anasıdır…

Şu bir üstteki 2 paragrafta yazdıklarımı bazı sürü liderleri de diyor ama onlar bunu dedikten hemen sonra sizleri bir örgüte bağlamak istiyor. Ben ise tam tersini salık veriyorum.

3) Telefon konuşmalarının dinlenilmesi sonucu

İstihbarat kuruluşları gerek güvenlik soruşturmanız sırasında gerekse daha öncesinde iletişiminizi CMK 135 dışındaki yöntemle “önleme istihbaratı” kapsamında dinleyip depolayabilir. Eğer ki bu konuşmalarda toplum ve devletimiz nazarında tehdit teşkil edecek kelamlar var ise yine yukarıda yönetmeliğin 11. maddesinde bahsi geçen araştırılacak hususlar saptanmış ise pek tabi değerlendirme komisyonuna bu telefon konuşması metni veya ses kaydı iletilebilir. Red nedenleri arasında bu da olabililir.

İşte bundan dolayı telefonda şaka yaparken bile dikkatli olmakta fayda var. Mesela kötü bir adam taklidi yapsanız veya arkadaşınıza bir suç işlediğinizden cihetle trollemelerde bulunsanız başınız ileride belaya girebilir. Biliyorum korkunç ama mevzuat ortada, ben yazmadım bu mevzuatı. Bu aşamada istihbari bilgi ve güvenlik soruşturması ile ilgili şu makalemize göz atmanızı öneririm.

4) Güvenlik soruşturmasının aileyi kapsaması

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yönetmeliğinin 11. maddesinin ilk cümlesine iyi bakın arkadaşlar. Orada “kişinin içinde bulunduğu ortam” ve “ikamet adresi” dikkate alınarak denilmektedir. Yine Danıştay’ın kararlarında aynen şöyle denilmektedir;

Yukarıdaki açıklamalardan, Yönetmelik hükümlerine göre güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacak kişilerle sınırlandırmadığı, kişi hakkında yeterli ve sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için kişinin içinde bulunduğu ortam ile yakınlarını ve birinci derece akrabalarını da kapsayacak şekilde yaptırılmasının öngörüldüğü sonucuna ulaşılmaktadır.

Danıştay 1. Daire, 2003/15 Esas, 2003/40 Karar, 25.03.2003 tarihli kararından kesit

Anayasa’nın 38. maddesinde yer alan “suç ve cezaların şahsiliği” ilkesi idarenin takdir yetkisini kullanarak yaptığı bu işlemleri yönünden ihlal edilmiş sayılmayacaktır” şeklinde bir görüş de beyan edilmektedir.

Bu yukarıdaki mesele tillahına kadar, başından sonuna kadar tartışmalı arkadaşlar. Yani ben derim A; Ahmet der B ve her ikisi de doğru kabul edilebilir.

Aynı Danıştay’ın suç ve cezaların şahsiliğinin ihlal edildiği yönünde kararları da bulunmaktadır bu konuda.

Bana sorarsanız kişinin içinde bulunduğu ortam, ailesi, çevresi önemli olsa da tek başına kişinin üzerini çizmeye yetecek kadar güçlü bir faktör olmamalıdır. Yani mesela adamın babası kaçakçıdır ve kendisi de kaçakçılık yapmıştır, bunu doğrular sabıkası vardır işte o vakit kişinin içinde bulunduğu ortam da güvenlik soruşturmasının reddedilmesinde etkin rol oynayabilmesi lazımdır.

Mesela şöyle düşünün Muhammed Peygamberin içinde bulunduğu ortam hiç de iyi değildi. Etrafı kadınları diri diri gömen, sapkınlık yapan, ahlaksızlıkta çığır açmış, yalancılıkta üst seviyeleri zorlayan insanlarla doluymuş. Ancak o tüm bunlara rağmen içinde bulunduğu çağın ahlaksızca geleneklerini kabul etmeyip daha etik yolları insanlara göstermiştir. İçinde bulunduğu ortama nazaran son derece de ahlaklı bir çizgide yaşamını sürdürmüştür. Bu örneği niye verdim. Amacım sizlerin imana gelmenizden ziyade meselemize örnek sunmak (yoksa banane sizin inancınızdan).

İnsanların üstünü içinde bulunduğu çirkin ortama dayanarak hemenecik çizmenin, onları bir çırpıda “sakıncalı ilan etmenin” doğru olmadığını belirtmek için yazıyorum bunları.

5) Son çalışılan işyeri nedeniyle

Bu hususta bir Danıştay kararı bulamadım lakin genelde son çalışılan işyeri veya SGK kaydından çok eskilerde gözüken iş yeri sebebiyle güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması durumu FETÖ’nün bir zamanlar yönettiği iş yerleri için mevzu bahsi olmaktadır.

Son çalışılan iş yeri FETÖ’ye ya da başkaca diğer zararlı örgütlerin yönetiminde ise buralarda çalışan kişilerin halihazırda devlet memuru olabilmeleri çok zor. Zaten bu iş yerlerinde üst kademede çalışanların ezici çoğunluğu bu millete eziyet eden, zulmeden, ayrımcılık ve iltizamda, adam kayırmada çığır açan, hukuksuzlukta zirveleri zorlayan insan müsveddelerinden oluşuyor. Yani bırakın devlet memurluğunu ezici bir çoğunluğunun (istisnalar elbette her daim olacak) ceza yaptırımı alıp kodesi boylaması gerekiyor.

Ancak; alt kademelerde işçi, hademe olarak çalışan ve bunu da uzun yıllar değil de geçici süre işsizlikten, parasızlıktan yapanlar için bir umut olduğunu ve kendilerinin eğer örgüt ile başkaca yönlerden alakası, ilintisi, irtibatları olmamış ise idari dava yoluyla temize çıkmasının ihtimalinin mümkün olduğu kanaatindeyim. Sonuçta kimselerin yapmak istemediği, işçi bulmanın zor olduğu hademelik, temizlikçilik, tuvalet bakımı, onarım gibi işler FETÖ üyesi olup da örgütte bulunmanın semeresini yiyen kişilerin yapacağı işler olması ihtimali düşük gibi geliyor bana. Elbette bu benim yorumum, açıkçası ben işin ceza hukuku boyutuyla da çok ilgilenmiyorum burada. Suçlu ya da değil; bunların takdiri ceza hakimlerinde ve savcılarda olacaktır.

Ancak işin idare hukuku boyutuna bakacak olursak; idarenin bir zamanlar ruhsatlar, izinler verdiği, teşvikler üstüne teşvik yağdırdığı, her yerde iltizamlar geçtiği, çalışmanın memurluğa katkısı olduğu iş yerlerinde; “çevresi, bağlantısı, parası olmayanların yapabileceği alt tabaka işçilerin işlerini” yaptı diye örgütün başlı başına suç teşkil eden herhangi faaliyetlerine bulaşmamış olan işçi kişiye de dünyayı dar etmenin zülüm olacağı aşikardır. Yani mesela adam boyacıdır. Bu lanet örgütün bir zamanlar işlettiği okul görünümlü hücre evini okul olduğu sanrısı ile boyayıp, geçici süre çalışıp defolup gitmiştir. Şimdi bu adamın kusuru olduğunu kabul edecek değilim. Böylesi durumlarda örnekteki işçiyi; suçlu, kusurlu kabul eden hukukçular da mevzu bahis lanet örgütlerin üyelerinden farksızdır gözümde.

Bu meseleler hassas meseleler arkadaşlar. Memlekette at izi it izine karışmış vaziyette. Bu makaleyi yazmak bile son derece riskli ve sakıncalı ama ben gözümü karartıp gerek para için gerekse bu alanda uzmanlaştığım için yazıyorum işte… Uzmanlık alanım daha doğrusu odaklandığım alan “güvenlik soruşturması ve kişisel veriler” ya la . (evet seçecek başka alan bulamadım çünkü hepsi kapılıydı 🙂

Bu aşamada olurda bir gün beni bu ve buna benzer yazılarım yüzünden somut hukuka uygun deliller yok iken haksız yere tutuklamak isteyen bir savcı çıkarsa ona da mesajım şu: “ceza hukuku anlamında suçsuz olduğumu adın gibi biliyorsun, haksızlık yapmayı bırak, aksi halde yarın öbür gün büyük yaratıcı başınıza bela açar; haksız yere bilerek veya yanlışlıkla beni içeri tıktıysan lütfen tez zamanda salıver lütfen

6) Cemaat okulları (üniversite, lise, ilkokul) okunması sebebiyle

Eğer bulunulan ilçede FETÖ’cülerin okulu dışında okul var iken bile bile isteyerek bu okulları tercih ettiyseniz kusura bakmayın ama kaşınmışsınız. Güvenlik soruşturmanız olumsuz çıkınca ağlamayın; çünkü şimdiden ifade edeyim %60 ihtimalle olumsuz çıkacak….

Lakin; eğer ki, “ben temizim, örgütle, cemaat ile alakam yok, hem zaten hiç sevmezdim onları, şu şu şu sebeplerden ötürü gitmek zorunda kaldım, allah belasını versin onların” şeklinde bir mazeretiniz var ise bunu dava açarak ifade etmeniz durumunda belki %50 ihtimal görevinize iade edilmeniz mümkün. Her ne kadar normalde lisanslı, ruhsatlı ve yasaya uygun gözüken bir okulunda okumak tek başına suç veya sakıncalı görülmeye yeter kabahat teşkil etmese de söz konusu olan FETÖ okulu ise o vakit akan sular durur. Zira idari mercilerin bunlara karşı ciddi hassasiyeti ve güvensizliği var ki bence bu hassasiyette paranoya derecesine varmadıkları müddetçe haklılar. Burada idareyi destekliyorum. Bunların okullarında, eğitim kurumlarında kalmış kişilerin ilk etapta sakıncalı görülmesi ve sıkı bir yargılamadan geçmek durumuda kalması bu konjunktürde çok normal.

Hamfendi bak; gitmeyin artık bu cemaat okullarına, yurtlarına, kurslarına. Sonra ağlıyorsunuz “güvenlik soruşturmam reddedildi“, “sakıncalı görüldüm” diye. Tabi reddedilir olur ne bekliyordunuz? Kullanın artık şu kalgonu. Kaç defa diyeceğim, ömürümü tükettiniz, yeter artık ya, kaç makaledir bas bas bağırıyorum ehehehe 🙂

7) Cinsel sitelere girip cinsel şeyler yapmaktan dolayı

Arkadaşlar dua edelim de istihbarat kuruluşları telefonlarımızın ekranlarını da izlemiyordur. Aksi halde neredeyse hepimizi cinsel şeyler yapmaktan (böyle acemice yazdım çünkü aynen böyle aramışsınız yüce Google’da) fişleyebilirler.

Böylesi bir fişlemenin güvenlik soruşturması değerlendirme komisyonu tarafından incelemeye alınması için gönderilmesinin yasal dayanağının olmadığını düşünüyorum. Zira her ne kadar ilgili yönetmeliğin 11. maddesinin ç bendinde “ahlaklı olmaktan” bahsediliyorsa bile arada sırada cinsel şeyler yapmanın ahlaksız bir yanı yok, gayet normal yani. Yani olmaz böyle bir şey. Suç teşkil eden pornografik sitelere (çocuk pornografisi gibi) girmediğiniz sürece sizin cinsel hayatınız size özeldir ve devlet memuru olabilmeniz için güvenlik soruşturmasında masaya yatırılamaz. Aksi hareketlerin icrası halinde TCK 134, 136,137 suçlarının oluşacağını düşünüyorum.

8) Uyruktan, ırktan, dini görüşten dolayı

Böye bir şey başınıza gelebilir lakin sakın ağır depresyonlara girmeyin. Çünkü böyle bir idari işlemin hukuken geçerli olabilecek en ufak bir yanı yok ve idare mahkemesine açacağınız iptal davası ile hukuken maruz kaldığınız haksızlık geri alınabilir, telafi edilebilir, idari işlem iptal edilebilir.

Gerek Anaysa’da gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesin’de din, dil, ırk ve renk ayrımı yapılmaksızın herkesin yasalar önünde eşit olduğu güvence altına alınmıştır. Yani isterseniz düşman devletin vatandaşlarının çoğunluğunu oluşturan ırktan olun eğer ki o düşman devlet ile sakıncalı bir irtibatınız yok ise hiçbir sıkıntı yok demektir.

9) HAGB veya kamu davasının açılmasının ertelenmesi nedeniyle

En bomba gerekçeyi sona sakladım 🙂

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya kamu davasının açılmasının ertelenmesi müesseseleri birbirine çok benzer olup elbette farklı kavramlardır. Birisinde (HAGB) suç ne oluşmuştur ne de oluşmamıştır, arafta beklemektedir, diğerinde ise suç oluşmamıştır bile. Zira kamu davasının açılmasını ertelenmesi durumunda ortada dava açmaya yeter şüphe vardır ancak idarenin bu kişiyi suçlu ilan etmekten cayması, vazgeçmesi durumu söz konusudur. Masumiyet karinesi gereği kişi kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesi durumunda halen tertemizdir, masumdur, saftır. Aksi bir kabul bu müessesiyi anlamsız kılar.

HAGB ve güvenlik soruşturması konusunda 2500 kelimeyi geçkin bir çalışmam da mevcut linkte tıklayıp göz atabilirsiniz. HAGB’nin hiçbirinin güvenlik soruşturmasına engel olmaması kanaatindeyim ancak uygulamada suç ayrımlarının yapıldığını, suçun işleniş şekline, zamanına, kişinin özelliklerine bakıldığını ve buna göre idare mahkemesi kararları verildiğini görüyorum. Hukukçular da bu meselede kararsız olmakla beraber halen bir orta yol bulunmuş değil, davalar şansa kader ilerliyor bu noktada… Eğer geçmişteki HAGB’niz yüzünden güvenlik soruşturmanızın olumsuz sonuçlandığını düşünüyorsanız avukatınızın deyim yerindeyse gerçek bir sihirbaz olması gerektiğini ifade etmek isterim.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma ve kullanımı sonucunda yakalanmış ve kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı alınmış ise ve bundan mütevellit güvenlik soruşturmanızın red gelmesi durumunda ne yapmalıyım diye meraklanmayın. Hemen bu konuda uzman herhangi bir avukata başvurun.

Özet ve son söz

Güvenlik soruşturmasından geçebilmek için bu linkteki makalede yer alan altın tavsiyelere hayat boyu kulak verin sevgili okurlar. Yukarıda sohbet havası eşliğinde yazdığım başlıca güvenlik soruşturması red sebepleri sadece bunlarla sınırlı değildir. Zira ahlak gibi sınırları belirsiz kavramlar işin içinde olduğu için hiç ummadığımız sebepler her daim türeyecektir. O sebeple süprizlere hazır olun ve yenilikçi bir red sebebi görürseniz bana mail atmayı unutmayın. Bu konuya kendini adamış bir hukuk insanı olarak farklı farklı red sebepleri görmek şahsımı heyecanlandırıyor.

Yorum ekle

Takip Et

Son Yorumlar