İş Lazım

KOSGEB ile İş Kuranlar – Hibe İle Kurulacak İş Fikirleri

Türkiye’de girişimciler ve yeni iş kurmak isteyenler için en önemli kurum olan KOSGEB aracılığı ile iş fikirlerini hayata geçirip yeni bir iş kuran binlerce girişimci var. Türkiye’de bu potansiyeli kullanarak birçok girişimci ise kısa sürede kendi işinin sahibi olmayı başardı. Bu girişimcilerden bazıları Başarı Hikayeleri bölümümüzde de sıklıkla listeleniyor.

İşte Türkiye’de KOSGEB’den hibe alarak kısa sürede hayallerini hayata geçiren girişimciler ve kendilerinin girişimcilere önerileri…

1 – Teknolojik Çamaşırhane

çamaşırhane
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde yaşayan Ela Evrim Bektaş, Manisa ve İzmir bölgesinin en çok aranan “Doruk Laundry” isimli çamaşırhane işletmesini KOSGEB’den almış olduğu Yeni Girişimci Desteği ile kurdu.

Çoğunlukla gıda firmalarına hizmet veren işletme, hijyenik koşulları en üst seviyede tutmaya çalışıyor. Fabrikaların bünyesinde bulundurduğu, personel kıyafetleri, masa örtüleri, önlükler, temizlik malzemeleri, işçi tulumları, vb. ürünlerini, 7 gün 24 saat, firmanın isteklerine ve çalışma saatlerine uyum sağlayacak şekilde temizleyip, ulaşım ağı sayesinde tam zamanında yetiştiriyor.

“KOSGEB’in destekleri ve katkıları sayesinde işletme sahibi oldum. KOSGEB’e çok teşekkür ediyorum.”

Girişimci Ela Evrim Bektaş, KOSGEB’in destekleri ve katkıları sayesinde işletme sahibi olduğunu belirterek, “Bir gün kendi işimi kurmayı planlıyordum. Bunun ilk adımı KOSGEB oldu. KOSGEB’e başvurdum ve hibeden yararlanarak gerekli olan makine ve teçhizatlarımı aldım ve işletmemi kurdum. Daha sonra işlerim yolunda gitmeye başlayınca KOSGEB’in geri ödemeli desteğine başvurarak işlerimi biraz daha büyüttüm. Birazda aile desteği ile işlerimi yürütmeye devam ettim.” dedi.

2 – Hayvancılık Sektöründe Yeni Bir Çığır Açtı

hayvancılık
İzmir Güzelbahçe’de kurulduğunda 70 m2’lik kiralık bir dükkanda 1 elemanla faaliyete başlayan, 2015 yılında ise, İzmir Kemalpaşa’da 640 m2 kapalı alanı olan bir işletme satın alarak burada 8 personele istihdam sağlayan Girişimci Aylin Şensabah ile KOSGEB’den almış olduğu destekler üzerine konuştuk;

Şensabah; “ KOSGEB’le daha güvenilir, daha sağlam adımlar attık.”

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1991 EÜ Ziraat Fakültesi mezunuyum. Mezuniyet sonrası İngiltere’ye dil öğrenmek için gittim. Memur bir ailenin kızı olduğum için orada hem yarı zamanlı çalıştım hem de okula gittim. Döndükten sonra dış ticaret yapan bir işletmede tarım ürünleri departmanında çalışmaya başladım. Kurumsal bir şirkette iş deneyimi kazanmak mükemmeldi. Yabancı firmalarla devamlı iletişim halindeydik bu sayede ithalat ve ihracat işlemlerini öğrendim. Üniversiteden sınıf arkadaşımın mesleki deneyimi ve bilgisinden faydalanarak, sektörde tanınan Fahri Kılıç ile birlikte 2011 yılında işletmemizi kurduk.

KOSGEB ile tanışma sürecini anlatabilir misiniz?

İşimizin başlangıcında devletimizin ne gibi destekler verdiğini araştırırken KOSGEB desteklerinden haberdar olduk. Kadın girişimcilere açılan eğitime katıldım. Eğitim sonrası ortağımla hazırladığımız projemizi KOSGEB’e sunduk. Böylece KOSGEB ‘le birlikte bir yola girmiş olduk.

Yaptığınız iş hakkında bilgi verebilir misiniz? Neden bu iş fikri ile yola çıktınız?

İşletmemizi 2011 yılında kurarken yem katkı sektöründe farklılığı olan ürünler üretmeyi amaçlamıştık. KOSGEB’in kadın girişimci desteği ile antibiyotiklere alternatif olarak esansiyel yağlarla, yem katkı üretimi yapmak üzere firmamızı kurduk. Yem katkısı, hayvanların yemden yararlanmalarını arttıran, hayvanların bağışıklık sistemlerini destekleyen, yemlerine ya da içme sularına katılan maddelerdir. Söz konusu üretimle ilgili bazı ürünler o dönemde Türkiye’ye ithal edilmekteydi. Amaç iç piyasada hem ürün kalitesi, hem de fayda fiyat dengesi açısından fark yaratmaktı. Buna inanıyorduk, neticesinde öyle de oldu. Bir çok yurt içi firmaya hem kendi ürünlerimizle hem de yeni formüllerle fason üretim yapmaya başladık. Yurt dışında talep yarattık ve ihracata başladık. Kuruluşta 1 personel ile başladığımız işimize 8 personelle devam etmekteyiz.

KOSGEB’den ne gibi destekler aldınız?

*KOSGEB’ten kurulum aşamasında Girişimci Desteği aldık. Neticesinde şirket kurulumunu ve makine alımlarımızı bu destekle gerçekleştirdik. Ayrıca Mesleki Fuar desteği aldık. Bu destekle müşteri portföyümüzü genişletme şansımız oldu. Yine Tanıtım Desteği alarak katalog bastırdık. Ürünlerimizin daha fazla müşteri kitlesine ulaşmasını ve ürünlerimizi daha iyi anlamalarını sağlamış olduk. Daha sonra ilk kez ihracat yaptığımız ülke için Lojistik Desteği aldık. Bu sayede ihracat öncesi öngörülemeyen masrafların yükünden kurtulmuş olduk. Son olarak da KOBİGEL projesini gerçekleştirdik. Bu destek sayesinde üretimimizin bir bölümünü otomasyona çevirdik ve üretimlerimizde kalitede standardizasyonu sağlayabildik.

KOSGEB olmasa idi bu işe girişir miydiniz?

Bu işe girmeyi yine isterdim ama süreç bizim için daha uzun ve daha zahmetli olurdu. Belki de yarı yolda bırakmak durumunda kalabilirdik.

Hedeflerinizden bahsedebilir misiniz?

Aslında hedeflerimiz çok uzak, çok büyük ya da ulaşılamaz değil. Şu ana kadar kat ettiklerimizi göz önüne alırsak, üretim parkurlarımızı ful otomasyona çevirmeyi, en az 5 ülkede daha distribütörlük vermeyi, İşletmemize GMP Plus kalite standardını almayı istiyoruz. Bu sayede Avrupa’ya ihracat hayalimizi gerçekleştirmiş olacağız. Bunlar hedeflerimizin bazıları. Mükemmel olan ise mevcut hedeflere ulaşınca yeni hedefler için tekrar hayal kurmaya başlamaktır.

Gençlere ve Girişimci adaylarına ne söylemek istersiniz?

Kesinlikle ne istediklerini doğru tahlil edip hedeflerinin üstüne gitsinler. Hedeflerine ilerlerken hayallerini kurmayı unutmasınlar. Yapacaklarına inansınlar, çok çalışsınlar, doğru araştırma yapsınlar. Devlet desteklerini ve olanaklarını mutlaka takip etsinler. Son olarak da mutlaka işleri ile ilgili mesleki yurt içi ve yurt dışı fuarları ziyaret etsinler. İşlerini kurduktan sonrada ihracat için seçtikleri hedef ülkede katılımcı olarak en az bir fuarda yer alsınlar.

3 – 60 Kişiye İstihdam Sağlıyor

istihdam
Ankara’nın Çubuk ilçesinde ev hanımıyken KOSGEB’in açtığı girişimcilik kursuna katıldıktan sonra hibe desteğiyle açtığı imalathanede ninesinden öğrendiği tarifle turşu üretimi yapan Selma Aslan 3 yıl içinde 60 kişiye istihdam sağlamayı başardı. Girişimci Selma Aslan, “İşletmeyi kuralı 3 yıl oldu her yıl kapasiteyi artırıyoruz. İşimizi geliştirmeye başladık. İnşallah daha da ilerleriz. Şu anda taleplere yetişemiyoruz” dedi.

Ankara’nın Çubuk ilçesinde, KOSGEB’in açtığı kursa katılan ve hibe desteğiyle 3 yıl önce turşu imalathanesi kuran kadın girişimci, istihdam ettiği 60 kişiyle siparişleri karşılamakta güçlük çekiyor.

Çubuk Belediyesi ve KOSGEB’in 3 yıl önce açtığı girişimcilik kursuna katıldığını belirten Aslan, ninesinden öğrendiği tarifle turşu imalathanesi açmaya karar verdiğini dile getirdi.

Aslan, evde yaptığı turşuların hem yakınları hem de komşuları tarafından çok beğenildiğini ifade ederek, çevresinden aldığı takdirin cesaret ve güç verdiğini ve bu sayede girişimci olduğunu anlattı.

Hazırladığı projeyle hibe desteği başvurusunda bulunduğunu kaydeden Aslan, şöyle konuştu:

“Üç çocuk annesiyim. Eşimin aldığı maaşla çocukları okutmakta zorlanıyorduk. Basından ilçemizde KOSGEB kursunun açıldığını öğrendim. Bunun üzerine belediyeye giderek kursa kayıt yaptırdım. İlk önce yapıp yapamayacağım konusunda çekincelerim vardı. Sağ olsunlar kursta hocalarımız girişimcilik konusunda büyük destek oldu. Eşimin de desteğiyle turşu üretimi üzerine yaptığımız başvuru kabul edildi. Devletimizin desteğiyle makinelerimizi aldık. Eleme, yıkama, doğrama makinelerimizi aldık. İşletmeyi kuralı 3 yıl oldu her yıl kapasiteyi artırıyoruz. İşimizi geliştirmeye başladık. İnşallah daha da ilerleriz. Şu anda taleplere yetişemiyoruz.”

“Mevsimlik işçilerle birlikte 60 kişi çalışıyor”

Aslan, turşuluk sebzeleri de kendisinin ürettiğini vurgulayarak, “Turşu üretmek için 100 dönümlük arazimiz üzerinde salatalıklarımız ve diğer sebzelerimizi mevsimlik işçilerimizle beraber yetiştiriyoruz. Buradan ürettiklerimizle günlük 5 ton salatalık kuruyoruz. Mevsimlik işçilerle birlikte 60 kişi çalışıyor” dedi.

Ürettikleri turşuları, başta İstanbul, Ankara ve Bursa olmak üzere birçok şehre gönderdiklerini bildiren Aslan, şöyle devam etti:

“Bu topraklarda yetişen salatalık, domates, biber gibi organik yetişen sebzelerle turşularımızı kuruyoruz. Turşularımıza kendi sevgimizi katıyoruz ve bunun için çıtır çıtır oluyor. Çubuk turşusu olması için sebzelerin burada yetişmesi gerekiyor. Biz 30 çeşit turşu kuruyoruz. Ürettiğimiz her şeyden turşu kuruyoruz. Tarladan imalathaneye, imalathaneden tüketiciye sofralara sunuyoruz. Ev hanımlığından iş kadınlığına, 60 çalışanımla çok mutluyum. İnşallah üretimimiz her yıl aratacak.”

4 – Vidalı Kazık İhracatına Başladı

vidali
Uzun yıllar Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde yaşayan Makine Mühendisi Suat Temiz, 7 arkadaşı ile birlikte Düzce’nin Akçakoca ilçesinde Dekorboru Fabrikasını kurdu. 12 yıl önce temelleri atılan fabrikadaki makinelerin çoğunu kendisi imal eden Temiz, daha önce Türkiye’ye sadece Çin’den gelen vidalı kazıkları uzun uğraşlar sonucu üretmeye başladı. İstenilen uzunluk ve ebattaki vidalı kazıkların yanı sıra dekoratif aydınlatma ve konik borular üreten Temiz, daha fazla ülkeye ihracat yapmak için çalışma yaptıklarını söyledi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesini bitirdikten sonra geldiği Kdz. Ereğli ilçesindeki demir çelik fabrikasında değişik kademelerde görev yaptığını ve 12 yıl öncede 7 arkadaşı ile Dekorboru Fabrikasını kurduklarını anlatan Temiz, “Emekli olduktan sonra arkadaşlarla bir araya geldik. Ne yapalım? Paramız var, bilgimiz var, becerimiz var, çelikçiyiz. Epey bir araştırmadan sonra dekoratif aydınlatma direkleri şeklinde bir başlık attık. Bunun yanında konik borular, nervürlü borular, dekoratif babalar gibi ürünlerle işe başladık. Bununla ilgili makineleri temin etmek için 10-12 ay gibi bir süremiz geçti. Makineleri yurt dışından temin ettik, getirdik, kurduk. Ondan sonra çalışmaya başladık. Fuarlara katıldık, kendimizi tanıttık. Daha sonra da işimizi nasıl geliştirebiliriz diye hem TÜBİTAK ile hem KOSGEB ile irtibata geçtik. KOSGEB’e projeler yaptık. Bu projelerde Türkiye’de gelişmekte olan güneş enerjisi santralleri kurulumunda yoğun bir şekilde kullanılan vidalı kazık imalatına başladık. Bu vidalı kazıklar Türkiye’ye 3 yıl öncesine kadar Çin’den ithal ediliyordu. Türkiye’de tek üreticisiyiz. 3 seneden beri yurt içine imalat ve montajı yapıyoruz. Vidalı kazık ürünü ile ilgili faydalı model belgemiz var. Ürün çeşidi olarak başlangıçta dekoratif konik aydınlatma direkleri, bayrak direkleri, babalar, korkuluklar, nervürlü borular gibi isimlendirebiliriz. Son senelerde yaptıklarımız da vidalı kazık. Bu vidalı kazık da somunlu vidalı kazık, flanşlı vidalı kazık, sivri uçlu vidalı kazık, mızrak uçlu vidalı kazık gibi çeşitli ürünler vardır. Şimdi bu sene ilk parti ürünü Hollanda’ya gönderdik. İkinci parti ürünümüz Almanya’ya gidecek. Görüşmelerimiz devam ediyor. Avrupa ve çevre ülkelere satış yapmak için çalışmalarımız devam ediyor.” şeklinde konuştu.

İmalat bölümünde üç vardiyada 20, şantiyelerdeki çalışanlarla yaklaşık 40 kişiyi istihdam ettiklerini belirten Temiz, eleman ihtiyacı olduğunu ancak bulamadıklarını ifade etti. Temiz, personel bulmaları halinde hem daha fazla ülkeye ihracat yapacaklarını hem de çalışan sayısını artıracaklarını söyledi. Türkiye’de yapılmayan işleri yaparak faydalı model çalışmalarına ve KOSGEB’e proje hazırlamaya da devam edeceklerini belirtti.

5 – Kalp Tamir Kiti Geliştirdi

kalp-tamir
Bebiller firması kurucusu ve Göğüs Cerrahisi Uzmanı Dr. Mahmut Tokur görev yaptığı hastanede kalp yaralanması hastalarına müdahale ederken yaşadığı sorunları çözme amacıyla 2007 yılında çalışmalara başladı.

Kalp yaralanmalı hastaların çoğunluğu olay yerinde ölmekteydi. Canlı kalan diğer hastalara acil müdahale ekipleri olay yerinde ulaşıp ambulans ile hastaneye getirmeye çalışmaktaydı. Bu hastaların en önemli sorunu ise aşırı kan kaybından dolayı şoka girmiş olmalarıydı. Şoktaki hastaya acil müdahale ekipleri serum vererek müdahale etmeye çalışmakta, ancak bu hastaların damarları şoktan dolayı çok zor bulunduğundan bu hastaların büyük kısmı da ambulansta ölmekteydi. Az miktardaki şanslı hasta grubu canlı halde hastane acil servisine kadar getirilebilmekte, fakat bu defa da hastaya müdahale edecek uzman hekim, ekip veya donanım yetersizliğinden ölümler olmaktaydı. Tüm bunların sonucunda kalp yaralanmalı hastaların tahminen %90’ı ölmektedir.

Dr. Tokur; canlı halde iken sağlık ekiplerinin ulaştığı hastaların hayatta kalabilmelerini temin etmek amacı ile hastanın hastaneye transferi sırasında ambulansta ve acil serviste kanamayı durduracak bir aparat veya metod geliştirme çalışmalarına başladı. Bu çalışmalar sırasında aynı hastanede birlikte görev yaptıkları acil tıp uzmanı Dr. Mehmet Ergin ile birlikte çalıştı. Mesai saati bitiminden sonra hastane ameliyathanesinde kasaptan aldıkları dana kalbi sakatatında ‘Kalp tamir Kiti’ isimli ürünün geliştirme faaliyetlerini gerçekleştirdiler. Bu çalışmalar aralıksız 2 yıl sürdü.

Dr. Tokur ortaya çıkan ilk prototipin işe yaradığını gördüğünde ürünün son şekline yönelik tasarım çalışmalarını gerçekleştirdi. Bundan sonraki süreçte projenin mali giderlerini kendi bütçesi ile karşılayamaz hale gelen Tokur finans destekleri aramaya başladı. Arkadaşlarından aldığı borçlarla bir süre daha projesini ilerletti, bu arada takvimler 2011 yılına gelmişti.

2011 yılı içerisinde KOSGEB aracılığı projesini yürütmek için Ar-ge projesi desteklerine başvurdu. Bir şirket kurması koşulu ile KOSGEB tarafından projesinin desteklenmesine karar verildi. Kendisi devlet memuru olduğu için şirket kuramayacağından babası ile birlikte bir Ar-ge şirketi kurdu. İki ortaklı bu şirket 06.05.2011 tarihinde ‘Bebiller’ ismiyle doğdu.

İşletme ilk adım olarak geliştirmiş olduğu Kalp Tamir Kitinin yanında Acil Göğüs Drenaj Seti, Damar Bypas Kateteri, Biyopsi Sistemleri sağlık alanında kullanılacak bir çok yeni ürünün de tasarımını gerçekleştirdi ve kurmuş olduğu tasarım merkezinde sağlık alanında yürütülen çalışmaların yanı sıra diğer mühendislik disiplinlerine yönelik bir çok çalışmaya da imza atıyor. Bu çalışmalar sonucunda bir çok patent ve seri üretim aşamasında gelmiş ürün ortaya çıktı.

Dr. Tokur yürütülen çalışmalar sırasında yapılması gereken yatırımların boyutu gereği finansal anlamda yaşadığı zorluklara rağmen, Kamu desteklerinin çalışmalarına sağladığı ivme için teşekkürlerini ifade ederken yapılacak yeni araştırma ve yatırımlar için yatırımcıların da desteğini beklediğini ve sağlık sektörüne yön verebilecek mevcut ve yeni çalışmalarda girişimci bireylerle birlikte devam edebileceğini de ifade ediyor.

“Bebiller” adı ile kurulmuş olan şirket hayatın her alanında insanların ihtiyaç duyduğu veya duyabileceği ürünleri geliştirme düsturu ile sürekli inovasyon ve ar-ge çalışmaları yürütmektedir. Fikir ile fikri hayata geçirebilecek uzmanları buluşturup, gerekli ar-ge ortamını sağlayarak projeler yürütmektedir. Bu çalışmalar sonucunda bir çok patent ve seri üretim aşamasına gelmiş ürün ortaya çıktı.

6 – Sonunda Başardı

sonuda
Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi mezunu olan İşletme sahibi Ferda DURDU, eğitimini tamamladıktan sonra mesleğini yapmak istemeyerek kendi işini kurmak istedi. Bu amaçla Amerika Birleşik Devletleri’ne gidip, University of California, Berkeley’de yaklaşık iki yıl pazarlama eğitimi aldı. Girişimci daha sonra melek yatırımcılar aracılığı ile kaynağa erişip San Francisco’da bir startup şirketi kurdu. Pazar daralması sebebiyle bir müddet sonra işini kapatan girişimci, belirli bir süre bu ülkede özel bir işletmede çalıştı ve yedi yıllık ABD macerasını sonlandırarak Türkiye’ye geri dönüş yaptı. İstanbul’da kendi işini kuran girişimci, kısa bir süre sonra bu işini de kapatmak zorunda kaldı. Bunun üzerine Mersin’e giderek güneş, ısı kolektör üretimi yapan aile şirketinde çalışmaya başladı. Şirket, güneş ısı kolektörü üretimini durduruncaya kadar 6 yıl boyunca bu işi yapan girişimci, 2012 yılında KOSGEB Antalya Müdürlüğünce açılan Uygulamalı Girişimcilik Eğitimine katılarak, 2013 yılı Ocak ayında da öyküye konu işletmesini kurdu.

Girişimci, halen Mersin’de fason olarak ürettirdiği güneş ısı kolektörlerini yurt dışına ihrac etmektedir. Müşteriyi bulduktan sonra kolektörlerin üretimini yaptırıp Avustralya, Lübnan, Fas, Irak ve KKTC gibi ülkelere ihracat yapmaktadır. İşletmenin kuruluşundan bu yana yapılan ihracat tutarı 10.000.000 TL’yi aşmıştır. Bu performansla Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği değerlendirmesine göre bölgede iklimlendirme sektöründe, son iki yıldır ilk 10 içerisinde yer alan İşletme kendi adına tescilli markası ile Türkiye, Avustralya ve Avrupa’da uluslararası bağımsız kuruluşların verdiği kalite belgelerini de almıştır.

7 – İşsizlikten Patronluğa

patron
Her şey hayal etmekle başladı. Mevlüt GÜLEÇ adlı genç girişimcimizin hayalleri KOSGEB’le gerçeğe dönüştü. O, şimdi 30 kişinin çalıştığı bir işlemenin‘Genç Patron’u…

Mevlüt GÜLEÇ, 2013-2016 yılları arasında KOSGEB’in Nitelikli Eleman İstihdam Desteği kapsamında çalıştığı tekstil fabrikasının başka bir yere taşınması nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kaldı. Bu süreçte KOSGEB tarafından düzenlenen Uygulamalı Girişimcilik Eğitimlerine katıldı ve yine KOSGEB’in Yeni Girişimci Desteği sayesinde 2016 yılı başlarında kendi işinin sahibi oldu.

Nitelikli Eleman İstihdam Desteği kapsamında çalıştığı süre zarfında tecrübe kazanan ve pazar bağlantıları kuran girişimci, tanınmış markalara fason gömlek dikimi faaliyetini gerçekleştirmektedir. Henüz yeni açılmış olmasına rağmen işletmede 11 kişi istihdam edilmekte. Ayrıca 19 İŞKUR kursiyeri de üretim sürecinde görev almakta. Kursu biten bütün kursiyerleri yanında istihdam etmeyi hedefleyen girişimci, KOSGEB’in Nitelikli Eleman İstihdam Desteği kapsamında da kalifiye personel istihdamını planlıyor.

8- Midyat’ın Kültürel Mirasını Osmaniye’ye Taşıdı

midyat

İncecik gümüş ve altın tellerin maharetli ellerde hayat bulduğu sanatın adıdır Telkâri. Sabır ve ustalıkla dantel gibi işlenen teller, tamamen el emeği göz nuru kıymetli ürünlere dönüşür. Tarihi ve kültürel miras açısından ayrıcalıklı bir konuma sahip olan Mardin ile özdeşleşmiş bu sanatta uygulanan motifler Türk-İslam felsefesi ile yorumlanarak ortaya çıkar.

Mehmet Şükrü Demir, günümüzde çok az ustası kalan, gençlerin zor bir iş olduğu için öğrenmekten kaçındığı, geçmişi M.Ö. 3 binli yıllara dayanan Telkâri sanatını ayakta tutarak gelecek nesillere taşıyor.

Mardin Midyatlı olan Mehmet Şükrü Demir, çocukken babasının Süryanilerden eğitim almasıyla bu sanatla tanıştı. İçinde Telkâri hevesi büyüyen Demir, Mardin’de kendi memleketinde takı tasarım eğitimine başladı. Mardin Artuklu Üniversitesi’ne bağlı Midyat Meslek Yüksek Okulu Takı Tasarım Bölümü’nü başarıyla bitiren Şükrü Demir, ailesinin Osmaniye’ye tayini ile buradan ayrıldı. Mardin’in Kültürel mirasını aldığı eğitimle birleştirip Osmaniye’ye taşımak isteyen girişimci Demir, KOSGEB’den destek aldı. KOSGEB desteğiyle Elif Gümüş ve Takı Tasarım mağazasını Osmaniye’de faaliyete geçiren 23 yaşındaki Demir, 3000 yıllık Mardin’e özgü Telkâri sanatını ayakta tutarak gelecek nesillere taşıyor.

Mehmet Şükrü Demir, Süryani ustalar tarafından yüzyıllardır devam eden gümüş işleme sanatının, özellikle bayanlar için önemli bir yere sahip olduğunu söylüyor. Aldığı eğitimden sonra Midyat’ın kültürel zenginliğini Osmaniye’ye taşımanın mutluluğunu yaşayan genç girişimci, KOSGEB desteğiyle Telkâri sanatını yaşatıyor.

Girişimci Demir, çırak bulmakta zorlanılan bu zor ve kıymetli sanatı gelecek nesillere aktarmak istiyor. Makineleşmenin çok fazla olduğu günümüzde el işçiliğinin ölmemesi, kültürel zenginliğimizin sürdürülebilmesi için Telkâri sanatını aslına uygun olarak yaşatmayı hedefleyen Demir, Telkârinin unutulan mesleklerden olmaması, nesiller boyu aktarılması için bu sanata sahip çıkılması gerektiğini vurguluyor.

9- KOSGEB Desteği ile Yerli Sondaj Makinası İmalatında Seri Üretime Geçti

sondaj

1983 yılında Bursa’da küçük bir atölyede, sondaj makinalarının yedek parçalarını imal etmeye başlayan SON-MAK MAKİNA – İNŞAAT – SONDAJ SAN. TİC. LTD. ŞTİ. , işletmesi yurt dışından ithal edilen ‘Karotlu Sondaj Makinalarının’ imalatı için Ar-Ge projesini tamamlayarak, KOSGEB’in Endüstriyel Uygulama Desteği ile seri üretime geçiş yaptı.

1983 yılında Bursa’da küçük bir atölyede sondaj makinalarının yedek parçalarını imal etmeye başlayan işletme, ilerleyen zamanda sondaj makinalarının ve yardımcı ekipmanlarının da yedek parçalarını imal ederek, piyasada yurt dışından gelen ürün açığını doldurmaya çalıştı.

Üretim için atölye şartları işletmeye yetersiz gelemeye başlayınca, Bursa – Yaylacık köyünde 850 m² kapalı alanı bulunan yeni bir fabrika kuruldu. Bu fabrikada imalatına devam eden SON-MAK, artan talepler doğrultusunda fabrika alanını 2500 m² ye çıkartarak hizmet vermeye devam ediyor.

2002 yılında ülkemize ithal yollarla gelen ‘Karotlu Sondaj Makinalarının’ muadillerini yapma kararı alan SON-MAK, bu ürünler için yurt dışına döviz ödemesini kısmen de olsa önlemeye çalışıyor.

2008 yılında TÜBİTAK KOBİ Ar-Ge projeleri destekleriyle tanışan SON-MAK, 2009 yılında bu projeyi başarıyla bitirerek destek almıştır. Bu destek programlarından faydalanarak ilerleyen zaman içinde 2 proje daha bitirmiş ve desteğe hak kazanmıştır.

İşletme, 2008 Yılında Maden Tetkik Arama Kurumu’na yüksek kapasiteli makina imal ederek 2000 metre delme kapasiteli sondaj makinaları üretmeyi başardı. Böylece Derin kuyu karotlu sondaj makinalarını de yerli muadili olarak piyasaya sürdü.

2014 yılında ise KOSGEB Endüstriyel Uygulama Destek Programı kapsamında makina desteği alarak, gelen siparişlere daha rahat cevap verir duruma geldi. Yurt içi ve yurt dışında SEKTÖR ile ilgili fuarlara katılım sağlayan SON-MAK, katılımlar için KOSGEB desteklerinden faydalanmıştır.

Yurt içinde TÜYAP ve DEMOS fuarlarına katılım sağlayan işletme, yurt dışında ise KAZAKİSTAN, RUSYA, GÜNEY AFRİKA, İRAN, ŞİLİ, CANADA gibi ülkelerde fuarlara katılım sağladı.

KOSGEB’in fuar desteklerinin önemine değinen işletme yetkilisi İzzettin Tavukçu, “Yurt dışı fuarlar sonucunda şirketimizin ve ülkemizin adını dünyaya duyurmak ve tanıtmak misyonu üstlendik. Yeni iş ilişkileri ve müşteriler edindik. 2009 yılında dünyada 2 ülkeye düşük miktarda ihracat yaparken 2016 yılında dünyanın 10 ülkesine ihracat yapar konuma geldik. Kazakistan, Güney Afrika, Tanzanya gibi ülkelerde bayilikler kurduk ve yurt içi pazardaki daralmayı bu şekilde ihracatımızı artırarak önlemiş olduk. Bunların hepsinde katılmış olduğumuz fuarların ve almış olduğumuz KOSGEB desteklerinin payı büyük oldu. Şirketimiz her geçen gün projelerine yenisini eklemekte ve Dünya devlerinin arasına ülkemizin ve firmamızın ismini yazdırma hedefinde ilerlemektedir” şeklinde konuştu.

Yorum ekle

Takip Et

Son Yorumlar